Blogger Widgets

20 Ekim 2012 Cumartesi

Aramıza Hoşgeldin Bebeğim!..




Merhaba bebeğim;

2012 yılının Eylül ayının 27'sinde saat tam 02:45'te dünyaya gözlerini açtı benim bitanem.. Günlerce hastanede yatışlarımı, çektiğim sancıları, saatlerce kıvranışlarımı, alın artık diye doktora yalvarışlarımı o kadar net hatırlıyorum ki..Zannedersem bu yaşıma kadar yaşadığım en canımı yakan olay senin doğumun oldu bebeğim..Ömrümün sonuna kadar da hiç bir ayrıntısını unutacağımı sanmıyorum.

Son iki ay kala iyice yormaya başlamıştın beni.Artık gün sayıyordum bir an önce doğasın diye..Çünkü adım atmaya bile üşenir olmuştum artık aldığım kilolardan..Kolay değil tam 21 kilo aldım.Benim paşam sağlıklı olsun diye önüme gelen her şeyi yersem olacağı buydu işte..Neyse şikayetçi değilim, elbet o kilolar verilir sonra yerine yenileri alınır bu kadınların makus kaderidir oğlum..Merak etme suçu senin üstüne atmayacağım bu yüzden :)

Tam bir ay vardı doğumuna, Kurban Bayram'ında doğacaktın. Doktor teyzeler öyle hesaplamışlardı en azından.. Nereden bilebilirdim ki bir ay önceden sana kavuşacağımızı?..Bende daha doğuma var diye cool cool takılırken öyle ummadık bir anda geleceğinin sinyallerini verdin ki ne olduğunu bende anlamadım..

O gün anneciğin yüz felci geçirdiği için kontrollere dayının yanına Cerrahpaşa'ya gitmiş, daha sonra babanın yanına yani ofisimize gidecekti. İşlerini halledip hastaneden çıktıktan sonra banka arayacağım diye anneciğin baya bir yürüdü oğlum..Nereden bilsin böyle olacağını!.. Kendisini çok yorduğunu daha sonradan anladı..Artık yürüyemeyeceğini anlayınca da babayı aradı ve gelip almasını söyledi. Ardından babanla birlikte ofise geçti..Ama daha iki saat geçmeden karnına çok müthiş bir ağrı girdi..Başladı kıvranmaya.. Panik atak baban, anneni tuttuğu gibi hastaneye götürdü..İyi ki de gitmişiz. Meğerse annenin karın ağrısı diye tanımladığı şey sancıymış..Yani bu da senin dünyaya geleceğinin sinyallerini veren bir işaretmiş. Daha sonra doktor teyzeler senin daha minik olduğuna, bir kaç gün daha karnımda durmanın daha iyi olacağına karar verdiler ve serumla 2 gece 3 gün kadar bir süreyi hastanede geçirdik..Tek amacımız senin biraz daha geç doğmanı sağlamaktı.. Ardından doktor teyzeler artık sürenin dolduğunu eve gidip beklememiz gerektiğini söyledilar. Bizde öğlen çıktık hastaneden. Annaneye gittik.. Komşular geldiler gırgır şamata gece 12'ye kadar vakit geçirdik. Bu arada annen sessizce sancılarını çekmeye devam ediyordu bebeğim..Saat tam 12'yi bulduğunda annenin beline ağrılar saplanmaya başlayınca annanen ve baban anneni kapıp tekrar hastaneye götürdüler.. Zaten kapıya iner inmez o gece kesinlikle doğacağının belirtilerini verdin aşkım..

 Hastaneye gittik anneyi hemen doğum odasına aldılar..O kadar canı yandı, o kadar çok ağladı ki tahmin bile edemezsin.. Tabi babayla annaneyi söylemiyorum bile..Çünkü onlarda kapının önünde ağlıyorlardı :)) O an kimse umurunda değildi annenin ama şimdi düşününce çok komiğime gidiyor ballı lokmam.. Baban ikide bir doğum odasının kapısına gelip hemşirelere anneni soruyordu..Ben babanı duyuyordum ama sancılarımdan cevap bile veremiyordum. Artık sonunda babana dayanamayan bir hemşire Özlem Kavuk buraya gel de şu kocan seni bir görsün diye isyan etti:))

Artık iyice sancılarım arttı bebeğim..Sancılar vuruyor, geçene kadar inliyor daha sonra bir kaç saniye uyur gibi kendimden geçiyordum.Bu  böyle tekrarlanıyordu. Artık dayanamayacağımı anladım ve doktora söyledim. Ardından beni hemen doğumhaneye aldılar ve doğum başladı.. O kadar kısa sürede doğdun ki ömrüm, doğum bittiğinde noldu diye soracaktım ki gözlerimi açtığımda seni gördüm..İşte o an bütün acılarımı, sancılarımı her şeyi unuttum.Bir tek sana odaklandım..Seni hemen yanımdaki kuveze yatırıp temizlemeye, boğazını falan kontrol etmeye başladılar..Bütün ayrıntılar gözümün önünde canlanıyor şu anda. Boyunu, kilonu ölçtüler. 47 cm ve 2840 kiloydun aşkım. O kadar miniciktin ki bitanem değil elime almaya gözümün ucuyla bakmaya bile korkuyordum.. Neyse artık bitmişti her şey.. Artık karnımda değil yanımdaydın..İnanamıyordum buna..Bir yandan sana bakarken bir yandan da gerçekten doğdun mu diye elimle karnımı kontrol ediyordum :)) Ama canlı bir şekilde karşımdaydın işte ve o minicik gözlerini dikip bana bakıyordun bebeğim.. O an içimden galiba annesi olduğumu anladı diye geçirmiştim:)) Daha sonra ise odamıza çıktık ve seni ailemizle tanıştırdım bitanem.. Bu hikayemiz de bu kadar ömrüm..Daha seninle o kadar çok anımız, o kadar çok hikayemiz olacak ki hepsini yaşayacağız ve göreceğiz inşallah..
                                                                                                                               Seni çok seven annen:))

Hiç yorum yok: