Blogger Widgets

5 Temmuz 2012 Perşembe

Kulağımı sağır eden itirazın sesleri var.


Galiba çok inatçıyım.
Hatta bu cümlenin galibası biraz fazla galiba.

Her insan düşüncesinin arkasında durur ama ben daha bir tükürdüğünü yalamayan insan portresi çiziyorum sanırım...
Ama bu sadece benim hatam değil, genler yoluyla edindiğim bir özelliğim bu benim.
Babam inat, ben inat.
İkimiz bir köprüde karşılaşmayız umarım bir gün..


Bazen işe yarıyor aslında.
Ama bu yaşıma kadar hala iyi bir şey mi, yoksa kötü bir şey mi olduğuna karar veremediğim bir olgudur kendileri...

Buna ben bazen hırsta diyebiliyorum.
İstediğim bir şeyi başarmak için çok uğraşıyorum..
Işığı yakalamaya çalışan kedi nasıl vazgeçmiyorsa bende öyle pes etmiyorum..
Acaba bu hırs mı, yoksa inatçılık mı??
-Ayırt edemiyorum..

Bazen de yaşama sebebim oluyor..
İnadımdan yaşıyorum..

Bazende, üşüdüğüm halde balkon kapısını kapatmıyorum,
Çişim geldiği halde tuvalete gitmiyorum,
Ya da açlıktan ölme noktasına geldiğimde bile yemek yemiyorum...

Ama en gerekli şey,hayatında senin bu özelliğini çözen birilerinin olması..
Tek çözümünün bir öpücük ve bir kaç güzel sözcük olduğunu bilmesidir.

Hiç yorum yok: