Blogger Widgets

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Bir bardak suda ne fırtınalar kopardım.



Masanın üstünde bir bardak, yanında ise yarıya kadar dolu bir sürahi.
Görür görmez aklıma susadığım geldi içgüdüsel bir şekilde.
Hemen kavradım sürahinin kulbunu.
Ve başladım boş bardağı doldurmaya.

Suyun hareketleri hoşuma gitti galiba.
Suyun dibe çarpışı ve ardında daha yükseklere havalanışı..
Daldım, daldım ve daha da derinlere daldım.
Bir bardak suda okyanusu anımsadım.
Fırtınalar koptu içimde.
O anda farklı bir yerde olmak istedim..
Suların içinde...
Derinlerde, ama çok derinlerde..
Su kabarcıkları oluşturmak istedim hem de on binlerce...

Bir bardak suda okyanusu yaşadım..
O an, aklıma okyanusunda vücudumuz gibi dörtte üçünün sularla kaplı olduğu geldi.
Yine daldım.
Okyanus, ayın etkisiyle gel-gitler yaşıyordu, peki ya bizim gel-gitlerimizin sebebi neydi??
Düşündüm,düşündüm ama çıkamadım işin içinden.

Sonra birden bir ıslaklık hissettim ayaklarımda.
O an geldim kendime.
Bardak taşmıştı..
Hem de çok taşmıştı..
Hayal dünyama dalış esnasında küçük bir göl yaratmıştım.

"Kahretsin" di.
Her taraf su olmuştu.
Ama olsun, yinede  kızmadım kendime.
Güzel bir bahane bulmaya çalıştım.
Olaya farklı bir açıdan bakmak için uğraştım.

Sonra aninden,
"Olsun artık benim de bir gölüm var" dedim kendi kendime.
Hem de kendi imkanlarımla yarattığım..
İçinde belki oltamda tutabileceğim balıklarım yoktu ama olsundu..
Hayat böylede güzeldi.
Böyle de yaşanılasıydı..

Hiç yorum yok: